İçeriğe geç
Uyum Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi

Veli Köşesi

Özel Gereksinimli Çocuğu Olan Ailelere 10 Öneri

Özel gereksinimli bir çocuğa destek olmanın tek bir doğru yolu yoktur; ama ailelerin yükünü hafifleten bazı ortak adımlar vardır. Duygulara alan açmak, bilgiyi doğru kaynaktan almak, evde öngörülebilir bir düzen kurmak, kardeşleri ve kendinizi unutmamak, okul ve merkezle aynı dili konuşmak bunların başında gelir.

Aşağıdaki on öneri, tanının ilk günlerinden okul yıllarına kadar ailelerin sık sorduğu konuları bir araya getiriyor. Hepsini aynı anda uygulamanız gerekmiyor; size en çok iyi gelecek olanla başlayın. Çocuğunuzun disleksisi varsa ona özel önerileri disleksi için ailelere öneriler yazımızda bulabilirsiniz.

8 dk okuma Güncelleme: Aile

Tanıdan sonra nereden başlamalı?

Öneri 1: Duygularınıza zaman tanıyın

Tanı haberi pek çok ailede şaşkınlık, üzüntü, öfke, suçluluk ve kaygıyı bir arada uyandırır. Bazı aileler ise uzun süren belirsizliğin sonunda yaşadıklarına bir ad bulabildikleri için rahatlar. Bu duyguların hepsi doğaldır; belirli bir sırayla yaşanmaz ve zaman zaman yeniden gündeme gelebilir.

Kabul, bir günde verilen bir karar değil, zamanla olgunlaşan bir süreçtir. Pek çok ebeveyn “Nerede hata yaptım?” diye sorar; oysa bu soru çoğu zaman yanıtı olmayan ve yalnızca sizi yoran bir sorudur. Duygularınızı eşinizle, güvendiğiniz bir yakınınızla ya da bir psikologla konuşmak yükü hafifletir.

Öneri 2: Bilgiyi doğru kaynaktan alın

Tanıdan sonra internette saatler geçirmek çok anlaşılır bir tepkidir. Ama karşınıza çıkan bilgilerin bir kısmı eski, bir kısmı yanlış, bir kısmı da sizin değil başka bir çocuğun durumuna aittir. Çocuğunuzla ilgili en güvenilir bilgi, onu değerlendiren hekimden, Rehberlik ve Araştırma Merkezi'nden (RAM) ve onunla çalışan uzmanlardan gelir. Yeni bir yöntemle karşılaştığınızda şu soruları sorun:

  • Kim söylüyor? Bilgi, alanında eğitim almış bir uzmandan mı, yoksa bir ürün ya da hizmet satan birinden mi geliyor?
  • Neye dayanıyor? Bilimsel araştırmalarla desteklenmiş mi, yoksa yalnızca kişisel deneyimlere mi dayanıyor?
  • Ne vaat ediyor? Kısa sürede büyük değişim vaat eden yöntemlere karşı temkinli olun.
  • Çocuğuma uygun mu? Çocuğunuzu tanıyan uzmana danışmadan yeni bir yöntem, ilaç ya da diyet başlatmayın.

Çocuğunuzu bir bütün olarak görmek neden önemli?

Öneri 3: Tanıyı değil, çocuğunuzu görün

Tanı, çocuğunuzun bazı ihtiyaçlarını anlatır; onun kim olduğunu anlatmaz. Neye güldüğü, hangi şarkıyı sevdiği, neyi merak ettiği ve neyi iyi yaptığı da en az ihtiyaçları kadar önemlidir. Güçlü yanlardan yola çıkan bir destek, çocuğun öğrenme isteğini de besler.

İpucu

Bir güçlü yanlar listesi hazırlayın

Bir kâğıda çocuğunuzun sevdiği şeyleri, iyi yaptığı işleri ve onu sakinleştiren durumları yazın. Bu liste, yeni bir öğretmenle ya da uzmanla tanışırken çocuğunuzu en doğru anlatan belgelerden biri olur.

Öneri 4: Günlük yaşamı öngörülebilir kılın

Pek çok çocuk, ne olacağını bildiğinde kendini daha güvende hisseder. Özellikle iletişimde zorlanan çocuklar için belirsizlik yorucu ve kaygı verici olabilir. Kalkma, yemek, oyun ve uyku saatlerinin büyük ölçüde aynı kalması günün iskeletini oluşturur.

  • Günün akışını resimlerle gösteren bir görsel program hazırlayın ve çocuğunuzun görebileceği bir yere asın.
  • Bir etkinlikten diğerine geçmeden önce haber verin: “Bu oyundan sonra banyo zamanı.”
  • Yeni bir yere gitmeden önce oranın fotoğraflarını gösterin ya da orada neler olacağını kısaca anlatın.
  • Kuralları az, açık ve tutarlı tutun; evdeki yetişkinler aynı kuralı aynı biçimde uygulasın.

Evde öğrenmeyi günlük yaşama nasıl yayabilirsiniz?

Öneri 5: Öğrenmeyi günün içine yerleştirin

Çocuğunuzun öğrenmesi, eğitim saatinin bitmesiyle durmaz. Merkezde ya da okulda çalışılan beceriler, evde gerçek bir amaçla kullanıldığında kalıcı hâle gelir. Bunun için ayrı bir ders saati açmanız gerekmez; günlük işler zaten öğrenme fırsatlarıyla doludur.

  • Sofra kurmak

    Tabakları saymak, çatalla kaşığı eşleştirmek ve “Ekmeği uzatır mısın?” demek; sayma, sınıflama ve iletişim aynı anda çalışılır.

  • Giyinmek

    Çorabı birlikte giyin, son çekişi çocuğunuz yapsın. Bir işin son adımını ona bırakmak, “Ben yaptım” duygusunu büyütür.

  • Mutfak ve market

    Listedeki ürünleri rafta bulmak, sebzeleri yıkamak ve kasada selam vermek; dikkat, sabır ve sosyal beceri ister.

  • Seçim yapmak

    “Mavi tişört mü, sarı mı?” gibi iki seçenekli sorular çocuğa söz hakkı verir ve iletişim isteğini artırır.

Bilgi

Yardımı yavaş yavaş azaltın

Her şeyi çocuğunuz adına yapmak kısa vadede zaman kazandırır, ama bağımsızlık fırsatını azaltır. Yapabildiği kısmı ona bırakın, gerektiği kadar yardım edin ve bu yardımı zamanla azaltın. Sırada hangi becerinin olduğunu eğitmeninizle birlikte belirleyebilirsiniz.

Kardeşler ve siz: Aile dengesi nasıl korunur?

Öneri 6: Kardeşleri sürece katın, yükü onlara bırakmayın

Özel gereksinimli çocuğa ayrılan zaman arttıkça kardeşler kendilerini geri planda hissedebilir. Bazen kıskançlık, bazen utanç, bazen de yaşlarından büyük bir sorumluluk duygusu taşırlar. Bu duyguları yargılamadan dinlemek, onlara da yer olduğunu gösterir.

  • Kardeşlere, özel gereksinimli kardeşlerinin durumunu yaşlarına uygun ve dürüst bir dille anlatın; sorularına açık olun.
  • Her çocuğunuzla, kısa da olsa yalnızca onunla geçirdiğiniz düzenli bir zaman ayırın.
  • Kardeşten yardım isteyebilirsiniz, ama ebeveyn sorumluluğunu ona yüklemeyin.
  • Kardeşlerin kendi başarılarını ve dertlerini de aynı ilgiyle karşılayın.

Öneri 7: Kendinize de bakın

Yorgun, uykusuz ve yalnız kalmış bir ebeveynin sabrı daha çabuk tükenir; bu çok insani bir durumdur. Kendinize ayırdığınız zaman bir lüks değil, çocuğunuza uzun yıllar eşlik edebilmenin koşuludur. Görevleri eşinizle ve yakınlarınızla paylaşın, yardım teklif edildiğinde kabul etmeyi deneyin.

İpucu

Destek ağınızı büyütün

Benzer yoldan geçen ailelerle tanışmak yalnız olmadığınızı hatırlatır ve pratik çözümler öğrenmenizi sağlar. Kaygı, mutsuzluk ya da tükenmişlik duygusu uzun sürüyorsa bir ruh sağlığı uzmanından destek almak güçsüzlük değil, kendinize gösterdiğiniz özendir.

Okul ve merkezle nasıl iş birliği yapabilirsiniz?

Öneri 8: Okul ve merkezle aynı dili konuşun

Çocuğunuz evde, okulda ve merkezde aynı hedefler doğrultusunda desteklendiğinde öğrendiklerini bir ortamdan diğerine taşıması kolaylaşır. Bu bağı kuran kişi çoğu zaman sizsiniz: Evde gözlediklerinizi eğitmenlere, onların önerilerini de evdeki rutine taşırsınız.

  1. Bir dosya açın

    Raporları, değerlendirme sonuçlarını, Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı'nı (BEP) ve okuldan gelen yazıları tarih sırasıyla tek bir dosyada toplayın.

  2. Gözlemlerinizi not edin

    Evde neyin işe yaradığını, neyin zorladığını kısa notlarla yazın; görüşmelerde bu notlardan yararlanın.

  3. Görüşmelere katılın

    Okuldaki BEP toplantılarına ve merkezdeki aile görüşmelerine katılın; sorularınızı önceden bir kâğıda yazın.

  4. Hedefleri eve taşıyın

    Her görüşmeden, evde uygulayabileceğiniz bir iki somut öneriyle ayrılmaya çalışın.

Öneri 9: Haklarınızı ve süreçleri öğrenin

Sağlık raporu, RAM değerlendirmesi ve destek eğitim gibi adımlar ilk bakışta karmaşık görünebilir. Bu adımların sırasını ve kimin ne yaptığını bilmek, sizi gereksiz bekleyişlerden korur. Eğitime başlama sürecini Nasıl başlarım sayfamızda, diğer haklar için başvurulacak kurumları da özel gereksinimli bireylerin hakları yazımızda bulabilirsiniz.

Umut ile gerçekçilik nasıl bir arada durur?

Öneri 10: Umudu küçük adımlarla besleyin

Her çocuk kendi hızında gelişir. Bir çocuğun yıllar içinde neler başaracağını bugünden kesin olarak söylemek kimse için mümkün değildir; bu belirsizlik zor olsa da kapıları açık tutar. Gerçekçi olmak, beklentiyi düşürmek değil, hedefleri ulaşılabilir adımlara bölmektir.

  • Çocuğunuzu başka çocuklarla değil, kendisinin dünkü hâliyle karşılaştırın.
  • Küçük ilerlemeleri fark edin ve kutlayın: ilk kez bir işaretle istekte bulunmak, bir yönergeyi tek başına yerine getirmek gibi.
  • Hedefleri eğitmenlerinizle birlikte belirleyin ve dönemsel değerlendirmelerde birlikte gözden geçirin.
  • Abartılı vaatlere değil, düzenli ve bilimsel temelli desteğe güvenin; gelişim çoğu zaman sessizce ve adım adım ilerler.
“Erken destek önemlidir; ama çocuğunuz için adım atmakta hiçbir zaman geç değildir.”
— #GeçDeğil

Karaman'daki merkezimizde düzenli aile görüşmeleriyle çocuğunuzun gelişimini sizinle birlikte izliyoruz. Aklınızdaki sorular için ücretsiz ön görüşmeye bize ulaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Çocuğumun tanısını çevremizdekilerle paylaşmalı mıyız?

Bu karar tamamen ailenize aittir ve herkese aynı ölçüde anlatmak zorunda değilsiniz. Çocuğunuzla sık vakit geçiren yakınlarınıza ve öğretmenlerine bilgi vermek, ona nasıl yaklaşacaklarını anlamalarına yardım eder. Anlatırken tanının adından çok, çocuğunuzun neye ihtiyaç duyduğunu ve onu neyin rahatlattığını paylaşmak çoğu zaman daha işe yarar.

Eşimle çocuğumuzun eğitimi konusunda aynı fikirde değiliz; ne yapabiliriz?

Ebeveynlerin duyguları ve kabul süreçleri farklı hızlarda ilerleyebilir; bu sık yaşanan bir durumdur. Görüşmelere mümkünse birlikte katılmanız, aynı bilgiyi aynı kaynaktan duymanızı sağlar. Evdeki temel kurallarda ortak bir noktada buluşmak çocuğunuz için tutarlılık yaratır. Gerektiğinde aile olarak bir psikologdan destek almak da iletişimi kolaylaştırabilir.

Sosyal medyada gördüğüm bir yöntemi denemeli miyim?

Önce çocuğunuzu tanıyan hekime ve eğitmenlere danışın. Yöntemin bilimsel araştırmalarla desteklenip desteklenmediğini, kimin önerdiğini ve neyi vaat ettiğini sorgulayın. Hızlı ve kolay sonuç vaat eden, pahalı ya da çocuğun günlük yaşamını çok kısıtlayan uygulamalara karşı temkinli olmak hem çocuğunuzu hem de bütçenizi korur.

Her boş anımızı çalışmaya mı ayırmalıyız?

Hayır. Çocuğunuzun oyuna, dinlenmeye ve yalnızca çocuk olmaya da ihtiyacı var. Günlük işlerin içine yerleştirilen kısa ve keyifli öğrenme anları, uzun ve yorucu çalışma saatlerinden çoğu zaman daha kolay sürdürülür. Ailenin birlikte güldüğü ve dinlendiği zamanlar da gelişimin bir parçasıdır.

Çocuğum sık sık öfke nöbeti geçiriyor; ne yapmalıyım?

Önce çocuğunuzun ve çevredekilerin güvenliğini sağlayın, sakin ve kısa cümlelerle konuşun; nöbet sırasında uzun açıklamalar çoğu zaman işe yaramaz. Nöbetlerin hangi saatlerde, hangi ortamlarda ve neyin ardından başladığını birkaç gün not edin. Bu notlar, davranışın ardındaki ihtiyacı anlamak ve eğitmeninizle ya da bir psikologla birlikte plan yapmak için çok değerlidir.

Bilgilendirme: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı ve değerlendirmenin yerine geçmez. Çocuğunuzla ilgili kararlar için hekiminize ve Rehberlik ve Araştırma Merkezi'ne (RAM) danışın.

Yararlanılan kaynaklar

  • MEB Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği

İlk adımı birlikte atalım

Ücretsiz ön görüşme için arayın ya da WhatsApp'tan yazın. Sorularınızı dinler, çocuğunuza uygun yolu birlikte planlarız.

ya da formu doldurun, sizi arayalım

Sabit hat: 0338 217 11 11 · Merkez / Karaman