Tanıdan sonra aile olarak neler hissedebilirsiniz?
Disleksi tanısını öğrenmek, ailede birbirine zıt duyguları aynı anda uyandırabilir. Kimi ebeveyn üzülür, kimi “Keşke daha erken fark etseydim” diye kendini suçlar, kimi de yıllardır yaşanan zorluğun sonunda bir adı olduğu için rahatlar. Bu duyguların hepsi doğaldır.
- Üzüntü ve kaygı: Çocuğunuzun geleceğine dair sorular akla gelir. Disleksinin zekâyla ilgisi olmadığını hatırlamak bu kaygıyı hafifletir.
- Suçluluk: Disleksi ebeveyn tutumundan kaynaklanmaz. Fark ettiğiniz anda harekete geçmeniz, yapılabilecek en doğru şeydir.
- Rahatlama: Tanı, çocuğunuzun neden zorlandığını açıklar ve destek kapılarını açar.
- Yorgunluk: Ödevlerle geçen uzun akşamlar yıpratıcıdır; bunu hissetmek sizi kötü bir ebeveyn yapmaz.
Kabul, bir anda verilen bir karar değil, zamanla olgunlaşan bir süreçtir. Çocuğunuz sizin sakinliğinizden güç alır. Disleksiyi bir felaket olarak değil, birlikte yönetilecek bir durum olarak görmeniz, onun kendine bakışını da şekillendirir.
Çocuğunuzla disleksiyi nasıl konuşabilirsiniz?
Çocuklar zorlandıklarını zaten bilir ve çoğu zaman bunu kendilerinde bir eksiklik olarak yorumlar. Disleksiyi yaşına uygun, dürüst ve umut veren bir dille anlatmak, “Ben yapamıyorum” düşüncesinin yerine “Ben farklı bir yoldan öğreniyorum” düşüncesini koyar. Konuşmayı tek seferde bitirmek zorunda değilsiniz; çocuğunuz sordukça yeniden açabilirsiniz.
| Dönem | Şöyle söyleyebilirsiniz |
|---|---|
| İlkokulun ilk yılları | “Herkesin beyni bazı şeyleri kolay, bazılarını zor öğrenir. Senin beynin harfleri ve sesleri öğrenirken biraz daha fazla çalışıyor. Bu yüzden sana uygun yollarla, adım adım çalışacağız.” |
| İlkokulun son yılları | “Okurken zorlanman, çalışmadığın için değil. Bunun bir adı var: disleksi. Birçok insanda görülüyor ve doğru çalışmayla okuman gelişiyor; bunu birlikte görüyoruz.” |
| Ortaokul ve sonrası | “Disleksi, beynin yazılı dili işleme biçimiyle ilgili bir fark; zekânla hiçbir ilgisi yok. Hangi yöntemlerin sana iyi geldiğini bilmek, derslerde ve sınavlarda işini kolaylaştırır.” |
İpucu
Güçlü bir yanla bitirin
Konuşmayı çocuğunuzun iyi olduğu bir şeyle tamamlayın: “Okumak sana zor gelebilir ama hikâye anlatmakta çok iyisin.” Disleksiyi önce kendiniz daha iyi tanımak isterseniz disleksi nedir yazımızla başlayabilirsiniz.
Evde okuma keyfini nasıl büyütebilirsiniz?
Disleksili çocuk için okuma çoğu zaman yorucu bir iştir. Evdeki amaç, okumayı bir sınav olmaktan çıkarıp paylaşılan, keyifli bir an hâline getirmektir. Kısa ama sık okuma, uzun ama seyrek okumadan daha kolay sürdürülür.
- Birlikte okuma: Akşamları çocuğunuza onun okuyabileceğinden daha zengin kitaplar okuyun. Hikâye dünyası ve sözcük dağarcığı böyle büyür.
- Eşli okuma: Aynı metni birlikte sesli okuyun; çocuğunuz hazır olduğunda tek başına devam etsin, takıldığında yeniden ona katılın.
- Sesli kitaplar: Yolculuklarda ya da yatmadan önce dinlenen sesli kitaplar, okuma yükü olmadan hikâye keyfi yaşatır.
- Kütüphane ziyaretleri: Kitabı çocuğunuz seçsin. Bol resimli kitaplar, çizgi romanlar ve ilgi alanına uygun dergiler de okumadır.
- Günlük hayatta okuma: Yemek tarifi, tabela, oyun yönergesi, alışveriş listesi; gerçek bir amaca hizmet eden kısa metinler isteği artırır.
Kitap seçerken iki ayrı rafınız olsun. Çocuğunuzun kendi başına okuyacağı kitaplarda büyük puntolu, geniş satır aralıklı ve kısa bölümlü olanları tercih edin. Birlikte okuyacağınız kitaplarda ise yaşına uygun, zengin ve merak uyandıran hikâyeleri seçin.
Bilgi
Küçük bir rutin kurun
Her gün aynı saatte kısa bir okuma zamanı belirleyin. Çocuğunuz bu zamanın ne kadar süreceğini ve ne zaman biteceğini bilsin. Belirsizlik azaldığında direnç de çoğu zaman onunla birlikte azalır.
Ödev saati nasıl kolaylaşır?
Ödev saati pek çok evde gerginliğin odağıdır. Bunun nedeni çoğu zaman isteksizlik değil, disleksili çocuğun aynı işi yaparken daha fazla enerji harcamasıdır. Düzenli bir yapı, bu enerjiyi doğru yere yönlendirir.
Hazırlık
Sessiz bir köşe, gerekli malzemeler ve masada yalnızca o anki görev. Masa ne kadar sade olursa dikkat o kadar kolay toplanır.
Görsel plan
Yapılacak ödevleri kısa maddeler ya da küçük çizimlerle bir kâğıda yazın; bitenleri birlikte işaretleyin.
Yönergeyi sesli okuyun
Ödevin ne istediğini siz okuyun, çocuğunuz kendi sözcükleriyle tekrar etsin. Böylece okuma güçlüğü, ödevi anlamanın önüne geçmez.
Küçük parçalar ve molalar
Uzun bir ödevi kısa bölümlere ayırın. Her bölümün sonunda kısa bir mola verin; kalkıp su içmek ya da biraz hareket etmek yeterlidir.
Bitiş anı
Ödev bittiğinde çabayı takdir edin. Düzeltmeleri kısa tutun ve bir seferde en çok bir iki noktaya odaklanın.
Ödevler çocuğunuzu her akşam saatlerce masada tutuyorsa bunu öğretmeniyle paylaşın. Ödev miktarının ya da biçiminin uyarlanması, raporu olan çocuklarda BEP'te yer alabilecek düzenlemelerdendir. Raporu olmasa da öğretmenle konuşmak çoğu zaman bir çözüm yolu açar.
Yazma ve imla için hangi oyunlar işe yarar?
Yazma ve yazım çalışmaları, oyunun içine yerleştirildiğinde çocuk için daha az zorlayıcı hâle gelir. Aşağıdaki oyunlar için özel malzeme gerekmez; birkaç kâğıt, kalem ve biraz zaman yeterli.
Hece treni
Bir sözcüğü hecelerine ayırıp her heceyi bir vagona yazın: “ka-ra-ca” üç vagonlu bir tren olur. Hece sayısını el çırparak da bulabilirsiniz.
Sözcük avı
Gazete ya da dergi sayfasında belirli bir harfle başlayan sözcükleri bulup daire içine alın.
Alışveriş listesi
Market listesini çocuğunuz yazsın. Yazım hatalarına değil, listenin işe yaramasına odaklanın.
Not kutusu
Evde bir kutuya birbirinize kısa notlar bırakın. Gerçek bir okuru olan yazı, yazmak için güçlü bir neden olur.
Kafiye zinciri
Siz “kaz” deyin, çocuğunuz “yaz”, sonra siz “saz”; zincir koptuğunda yeni bir sözcükle başlayın. Seslerle oynamak yazımın temelini güçlendirir.
Harf hamuru
Oyun hamurundan sık karıştırılan harfleri yapın; b ile d'yi farklı günlerde, her birini akılda kalan bir resimle eşleştirerek çalışın.
Tek cümlelik günlük
Her akşam tek bir cümle yazın: “Bugün en çok neye güldün?” Yazım hatalarını düzeltmeden okuyun ve yalnızca içeriğe yanıt verin.
Yazım dedektifi
Sizin yazdığınız kısa bir notta bilerek bir iki yazım hatası bırakın; çocuğunuz bulsun. Hata bulmak, hata yapmaktan çok daha keyiflidir.
Oyun ödev gibi hissettirmeye başladığında bırakın. Amaç bir kural ezberletmek değil, çocuğunuzun harflerle ve seslerle rahat bir ilişki kurmasıdır.
Özgüveni nasıl koruyabilirsiniz?
Disleksili çocuk gününün önemli bir bölümünü zorlandığı işlerle geçirir. Bu yüzden başarılı olduğu alanları görmesi, kendine bakışı için çok önemlidir. Okul dışındaki yetenekler, okulda yaşanan zorlukların karşısında bir denge ağırlığı gibi çalışır.
- Sanat: Resim, el işi ve drama, kendini sözcükler olmadan ifade etmenin yollarını açar.
- Spor: Emeğin karşılığını somut olarak görmeyi ve bir takıma ait olmayı sağlar.
- Müzik: Ritim çalışmaları ve şarkılar hem keyif verir hem de seslerle oynamayı sevdirir.
- Yapım ve teknoloji: Yapı oyunları, kodlama, tamir ve tasarım, denemenin ve üretmenin keyfini yaşatır.
- Sorumluluk: Bitkileri sulamak, evdeki hayvanı beslemek ya da yemeğe yardım etmek gibi gerçek görevler “işe yarıyorum” duygusunu besler.
Dikkat
Bunlardan kaçının
Çocuğunuzu kardeşleriyle ya da sınıf arkadaşlarıyla karşılaştırmayın. Okumayı ya da yazmayı ceza olarak kullanmayın; “Ceza olarak iki sayfa yaz” gibi sözler çocuğun yazıyla ilişkisini zedeler. Misafirlerin ya da akrabaların önünde sesli okumaya zorlamayın. “Biraz daha dikkat etsen yaparsın” cümlesinden de vazgeçin; çocuğunuz zaten çok dikkat ediyor.
Kardeşler ve aile içi denge nasıl korunur?
Disleksili çocuğa ayrılan zaman arttıkça kardeşler kendilerini geri planda hissedebilir. Her çocuğa, kısa da olsa yalnızca onunla geçirdiğiniz düzenli bir zaman ayırmak bu dengeyi korur. Kardeşlere de durumu yaşlarına uygun biçimde anlatın; alay ya da kıyaslama yerine destek olmayı birlikte öğrenin.
Yakın çevreden gelen “Biraz sıkı tutsanız okur” gibi yorumlar yıpratıcı olabilir. Bu yorumların çoğu bilgi eksikliğinden kaynaklanır. Disleksi hakkında yanlış bilinenler yazımızı onlarla paylaşmak işinizi kolaylaştırabilir.
İpucu
Kendinize de iyi bakın
Yorgun bir ebeveynin sabrı daha çabuk tükenir; bu çok insani bir durumdur. Ödev desteğini eşinizle ya da bir yakınınızla paylaşın, kendinize küçük molalar tanıyın. Benzer yoldan geçen ailelerle konuşmak da yalnız olmadığınızı hatırlatır.
Okulla ve merkezle nasıl iş birliği yapabilirsiniz?
Evde, okulda ve merkezde aynı dili konuşmak, çocuğunuzun her ortamda tutarlı destek almasını sağlar. Öğretmenle düzenli iletişim kurmak, sorunları büyümeden konuşmanın en kolay yoludur. Çocuğunuzun raporu varsa okulda yapılan BEP toplantılarına katılmak ve görüşlerinizi paylaşmak da önemlidir. Öğretmen görüşmesine giderken şunları yanınıza almak işe yarar:
- Evde işe yarayan yöntemlerin kısa bir listesi
- Çocuğunuzun güçlü yanları ve ilgi alanları
- Varsa raporlar ve merkezden aldığınız değerlendirme notları
- Ödev süresi, sınav kaygısı gibi gözlemleriniz
- Birlikte karar vermek istediğiniz bir iki somut konu
Öğretmenlerin sınıfta neler yapabileceğini öğretmenlere öneriler yazımızda topladık; bu sayfayı öğretmeninizle paylaşabilirsiniz. Karaman'daki merkezimizde düzenli aile görüşmeleriyle çocuğunuzun gelişimini sizinle birlikte izliyor, evde uygulayabileceğiniz önerileri de bu görüşmelerde planlıyoruz. D-DEP hakkında bilgi almak ya da ücretsiz ön görüşme için bize ulaşabilirsiniz.








