İçeriğe geç
Uyum Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi

Disleksi Rehberi

Disleksi Nedir? Farklı Öğrenen Zihinleri Tanımak

Disleksi, beynin yazılı dili işleme biçimindeki bir farktan kaynaklanan ve en çok okuma ile yazımda kendini gösteren bir özel öğrenme güçlüğüdür. Disleksisi olan bir çocuğun merakı, anlayışı ve sözlü anlatımı çoğu zaman yaşıtlarınınkinden farksızdır; ama harfleri seslere dönüştürmek, akıcı okumak ve kelimeleri doğru yazmak ona beklenenden çok daha fazla emeğe mal olur.

Pek çok aile bu kelimeyle ilk kez bir öğretmen görüşmesinde, bir yakınının tavsiyesinde ya da gece yarısı yapılan bir internet aramasında karşılaşır. Aklınızda soru işaretleri olması çok doğal. Aşağıda disleksinin ne olduğunu, ne olmadığını, Türkçede nasıl göründüğünü ve doğru destekle nelerin mümkün olduğunu adım adım anlatıyoruz.

10 dk okuma Güncelleme: Uyum Disleksi

Disleksi nedir?

Okumak, çok hızlı gerçekleşen birkaç işin bir arada yapılmasıdır: harfi görmek, ona karşılık gelen sesi bulmak, sesleri birleştirip kelimeyi tanımak ve anlamı yakalamak. Disleksisi olan çocukta zorluk çoğunlukla bu zincirin ses halkasındadır. Kelimeyi oluşturan sesleri fark etmek, birbirinden ayırmak ve harflerle eşleştirmek yavaş ve yorucu ilerler.

Bilgi

Kısaca disleksi

Disleksi nörobiyolojik kökenli, yani beynin gelişimi ve işleyişiyle ilgili, büyük ölçüde kalıtsal bir öğrenme farkıdır. Kelimeleri doğru ve akıcı okumayı, yazımı ve bunlara bağlı olarak okuduğunu anlamayı etkiler. Zekâ, çaba ya da yetiştirilme biçimiyle ilgili değildir.

Adı da bunu anlatır: Yunanca kökenli “disleksi” kabaca “kelimelerle güçlük” demektir. Güçlük harflerin şekliyle değil, dilin ses yapısıyla, yani kelimelerin seslerden nasıl kurulduğuyla ilgilidir. Anlam dünyası çoğu zaman sağlamdır; zorlanılan şey, yazıyı sese ve sesi kelimeye dönüştürmektir.

Disleksi, özel öğrenme güçlüğünün neresinde durur?

Özel öğrenme güçlüğü (ÖÖG), okuma, yazma ya da matematik gibi temel akademik becerilerde yaşıtlara göre belirgin ve süregen güçlükle kendini gösteren bir şemsiye kavramdır. Hekimlerin kullandığı tanı sistemi DSM-5'te bu tablo “özgül öğrenme bozukluğu” adıyla geçer ve üç alanda ele alınır: okuma, yazılı anlatım ve matematik. Disleksi, okuma alanını etkileyen güçlüğün yaygın adıdır ve DSM-5 bu alanı üç beceri üzerinden tanımlar:

  • Okuma doğruluğu

    Kelimeleri hatasız okuyabilme. Harf karıştırma, hece atlama ve tahminle okuma bu alanda görülür.

  • Okuma hızı ve akıcılığı

    Metni yeterli hızda, duraksamadan ve anlamlı bir vurguyla okuyabilme. Türkçede, doğru okuma oturduktan sonra da sıklıkla sürer.

  • Okuduğunu anlama

    Okunan metinden anlam çıkarabilme. Kelimeleri çözmeye harcanan emek arttıkça anlamaya ayrılan pay azalabilir.

Bir çocukta bu becerilerden biri ya da birkaçı birlikte etkilenebilir. Tanıyı çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı koyar; Rehberlik ve Araştırma Merkezi (RAM) ise eğitsel değerlendirme yaparak çocuğun hangi eğitim desteğine ihtiyaç duyduğunu belirler. Raporlarda “özgül” ve “özel” sözcüklerinin ikisini de görebilirsiniz; ikisi de aynı durumu anlatır.

Disleksinin zekâyla bir ilgisi var mı?

Hayır. Disleksi bir zekâ sorunu değildir ve çocuğun ne kadar akıllı olduğu hakkında bilgi vermez; yalnızca beynin yazılı dili nasıl işlediğini gösterir. Bu yüzden disleksisi olan çocuklarda çoğu zaman dengesiz bir tablo görülür: güçlü bir anlayış ve merakın yanında, okuma ve yazmada beklenmedik bir zorlanma.

  • Dinlediği hikâyeyi ayrıntısıyla anlatabilir, ama aynı hikâyeyi kendisi okuduğunda ana fikri kaçırabilir.
  • Sözlü sorulara yerinde cevaplar verir, yazılı sınavda aynı bilgiyi kâğıda dökmekte zorlanır.
  • Zihinden yaptığı hesaplarda hızlı olabilir, ama problem metnini okurken takılabilir.
  • Yapbozla, resimle, sporla ya da bir şeyler inşa etmekle saatlerce uğraşabilir; kısa bir okuma ödevi ise gözyaşıyla bitebilir.

İpucu

Bu farkı görmek neden önemli?

Zorlanmasının nedenini bilmeyen çocuk kendini “aptal” sanmaya başlayabilir. Güçlü yanlarını görünür kılmak ve zorluğun adını koymak, bu düşüncenin yerleşmesini önlemenin önemli bir yoludur.

Türkçede disleksi nasıl görünür?

Türkçe saydam bir dildir: harflerle sesler arasındaki uyum yüksektir, kelimeler büyük ölçüde okunduğu gibi yazılır. Bu sayede disleksisi olan çocuklar zamanla çoğu kelimeyi doğru okumayı öğrenebilir. Ancak doğru okumak, kolay okumak demek değildir.

Türkçede disleksi daha çok okuma hızında ve akıcılıkta ve yazımda (imla) kendini gösterir. Çocuk kelimeyi sonunda doğru okur; ama hece hece, duraksayarak ve büyük bir çabayla. Okuma yavaş kaldığı için okuduğunu anlamaya da daha az enerji kalır.

Türkçede görülebilen okuma ve yazma hatalarına örnekler
Görülebilen güçlükÖrnek
Biçimce benzeyen harfleri karıştırma“dal” yerine “bal”, “nal” yerine “mal” okuma
Sesçe yakın harfleri karıştırma“soba” yerine “sopa”, “dut” yerine “tut” yazma
Hece atlama ya da ekleme“bilgisayar” yerine “bilsayar”, “kalem” yerine “kalelem” okuma
Harflerin yerini değiştirme“toprak” yerine “torpak” okuma ya da yazma
Tahminle okumaİlk heceye bakıp “otobüs” yerine “otomobil” deme
Kelimeleri bitiştirme ya da bölme“okula gittim” yerine “okulagittim” yazma

Türkçenin eklerle uzayan kelimeleri ayrıca zorlayıcıdır. “Kitaplarımızdan” ya da “anlayamadıklarımız” gibi bir kelimeyi okumak, pek çok heceyi doğru sırayla çözüp akılda tutmayı gerektirir. Disleksisi olan okurlar kelime uzadıkça belirgin biçimde yavaşlar; uzun kelimelerin ortasında hece atlamak ya da sonunu tahminle tamamlamak bu yüzden sık görülür.

Bilgi

Bu hataların bir kısmını okumayı yeni öğrenen her çocuk bir süre yapar. Dikkat çeken, hataların yaşıtlara göre çok daha sık olması, okumanın belirgin biçimde yavaş kalması ve destek alındığı hâlde sürmesidir. Belirtilerin yaşa göre nasıl değiştiğini disleksi belirtileri yazımızda ayrıntılı anlattık.

Disleksi ne kadar yaygın, yanında neler görülebilir?

Disleksi sanıldığı kadar nadir değildir. DSM-5'e göre disleksiyi de kapsayan özel öğrenme güçlüğü, farklı dil ve kültürlerde okul çağındaki çocukların %5–15'inde görülür; erkek çocuklar 2–3 kat daha sık tanı alır. Oranlar kullanılan ölçütlere ve değerlendirme yöntemine göre değişse de tablo açıktır: bu güçlükle her okulda karşılaşılabilir. Disleksiye sık eşlik edebilen durumlar şunlardır:

  • Disgrafi

    Yazma güçlüğü: el yazısında, yazımda ya da düşünceyi yazıya dökmekte belirgin zorlanma.

  • Diskalkuli

    Matematik güçlüğü: sayı kavramında, temel işlemlerde ve aritmetik bilgileri akılda tutmada zorlanma.

  • DEHB

    Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu disleksiyle sık birlikte görülür; ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

  • Kaygı ve özgüven

    Sürekli zorlanmak sınav kaygısına, okuldan kaçınmaya ve “ben yapamam” duygusuna yol açabilir.

Bu durumların her biri kendine özgü bir değerlendirme ve destek ister; iyi bir değerlendirmenin yalnızca okumaya değil, çocuğun bütün öğrenme ve duygu dünyasına bakmasının nedeni de budur. Yazma ve matematikteki güçlükleri disgrafi ve diskalkuli yazımızda ayrıca ele aldık.

Disleksi geçer mi, çocuk nasıl ilerler?

Disleksi büyüyünce kaybolan bir evre değil, ömür boyu süren bir öğrenme farkıdır. Ama bu, çocuğun okuyamayacağı ya da hep aynı yerde kalacağı anlamına gelmez. Araştırmalar, erken, yoğun, yapılandırılmış ve açık öğretimle okuma ve yazma becerilerinin belirgin biçimde gelişebildiğini gösteriyor. Bilimsel temelli eğitimde öne çıkan yaklaşımlar şunlar:

  • Fonolojik farkındalık (kelimeleri oluşturan sesleri fark edebilme) çalışmaları
  • Harf–ses ilişkilerinin kolaydan zora, sistematik biçimde öğretilmesi
  • Görme, işitme, dokunma ve hareketi birlikte kullanan çok duyulu yapılandırılmış öğretim
  • Aynı metni tekrar tekrar okuyarak akıcılık kazanma çalışmaları
  • Kelime bilgisi ve okuduğunu anlama stratejileri
  • Sınıf içi uyarlamalar ve sesli kitap, metin okuma programı gibi yardımcı teknolojiler

Açık öğretim, çocuğun kuralları kendi kendine keşfetmesini beklemek yerine her ses–harf ilişkisinin doğrudan, adım adım ve bol tekrarla öğretilmesi demektir. Örneğin “ğ” harfinin çoğu kelimede kendi sesi olmadığını, önündeki ünlüyü uzattığını (“dağ”, “öğretmen”) pek çok çocuk okudukça kendiliğinden çıkarır. Disleksisi olan çocuğa ise bu tür kuralların açıkça gösterilmesi ve bol uygulamayla pekiştirilmesi gerekir.

İpucu

Bu yaklaşımların nasıl uygulandığını ve evde nasıl desteklenebileceğini disleksi eğitimi ve çözümler yazımızda ayrıntılı anlattık.

Erken fark etmek neden bu kadar önemli?

Okuma, sonraki her dersin üzerine kurulduğu bir beceridir. Güçlük erken fark edildiğinde çocuk, okuldaki yük henüz büyümeden desteğe başlar; geride kalmışlık duygusu ve okuldan soğuma da daha az birikir. Okul öncesinde bile ses ve kafiye oyunlarındaki zorlanma gibi bazı ipuçları, gelişimi daha yakından izlemek için fırsat sunar.

“Erken destek önemlidir; ama çocuğunuzun öğrenmesine destek olmak için hiçbir zaman geç değildir.”
— #GeçDeğil

Ortaokulda, lisede, hatta yetişkinlikte fark edilen disleksi de desteklenebilir. Daha büyük yaşlarda amaç, okuma akıcılığını çalışırken öğrencinin kendine uygun çalışma yolları kurmasına, sesli kitap gibi araçları kullanmasına ve kendini doğru tanımasına yardım etmektir.

Uyum Disleksi'de çocuğunuza nasıl destek oluyoruz?

Karaman'da 2016'dan beri hizmet veren, MEB'e bağlı merkezimiz Uyum Eğitim, özel öğrenme güçlüğü alanındaki çalışmalarını Uyum Disleksi adıyla sürdürür. Bu alanda sertifikalı uygulayıcılarımız D-DEP (Derin Disleksi Eğitim Programı) uygular.

  • Okuma, yazma ve okuduğunu anlama güçlüğü yaşayan 6–14 yaş çocuklar için yapılandırılmış bir program
  • Görsel, işitsel, dokunsal ve kinestetik yolları birlikte kullanan çok duyulu öğrenme
  • 20 bilişsel ve akademik beceriyi hedefleyen, her çocuğa göre bireyselleştirilen plan
  • Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı (BEP), dönemsel değerlendirmeler ve düzenli aile görüşmeleri

Programın ayrıntılarını D-DEP yazımızda bulabilirsiniz. Çocuğunuz için neyin uygun olduğunu birlikte konuşmak isterseniz, Karaman'daki merkezimizde ücretsiz bir ön görüşmeyle başlayabiliriz.

Sık sorulan sorular

Disleksi bir hastalık mı, ilaçla geçer mi?

Disleksi bir hastalık değil, beynin okuma ve yazmayı işleme biçimindeki bir farktır. Bu nedenle onu ortadan kaldıran bir ilaç yoktur; okuma ve yazma becerileri eğitimle gelişir. Disleksiye DEHB ya da kaygı gibi başka bir durum eşlik ediyorsa, ilaç tedavisi gerekip gerekmediğine yalnızca hekim karar verir.

Disleksi ile okumayı geç sökmek arasındaki fark nedir?

Okumayı yaşıtlarından biraz geç söken pek çok çocuk, düzenli öğretimle aradaki farkı kapatabilir. Disleksiden söz edebilmek için güçlüğün hedefe yönelik desteğe rağmen sürmesi ve okuma hızı, yazım gibi alanlarda belirgin kalması gerekir. Bu ayrımı tek bir gözlem değil, zaman içindeki izlem ve uzman değerlendirmesi ortaya koyar.

Disleksisi olan çocuk neden bazı günler daha iyi, bazı günler daha zor okur?

Okumak, disleksisi olan çocuk için büyük bir zihinsel çaba ister; yorgunluk, uykusuzluk, kaygı ya da zor geçen bir gün bu çabayı doğrudan etkiler. Bu yüzden performanstaki dalgalanmalar olağandır ve “Dün okuyordu, bugün neden okuyamıyor?” sorusunun cevabı sıklıkla isteksizlik değil, yorgunluktur. Okuma çalışmalarını çocuğun dinç olduğu saatlere koymak işinizi kolaylaştırır.

Disleksisi olan çocuk kendi okuluna devam edebilir mi?

Evet. Disleksisi olan çocuklar genellikle kendi okullarında, kendi sınıflarında öğrenimini sürdürür. Gerekirse bütünleştirme (kaynaştırma) kapsamında okulda BEP hazırlanır ve destek eğitim odasından yararlanılabilir. Merkezdeki destek eğitim de okulun yerine değil, onunla birlikte yürür.

İnternetteki testlerle disleksi olup olmadığını anlayabilir miyim?

Tarama listeleri neye dikkat etmeniz gerektiğini fark ettirebilir, ama tanı koymaz. Disleksi tanısı; okuma ve yazma becerilerinin ayrıntılı değerlendirilmesi, görme ve işitmenin kontrolü ve başka olası nedenlerin dışlanmasıyla hekim tarafından konur. Bir listede pek çok işaret görmeniz endişelenmek için değil, bir uzmana danışmak için iyi bir nedendir.

Disleksi yalnızca okumayı mı etkiler?

Okuma en belirgin alandır, ama etkisi bununla sınırlı kalmayabilir. Yazım, yabancı dil öğrenimi, çarpım tablosu gibi sözel ezberler, uzun sözlü yönergeleri takip etmek ve süreli sınavlar da zorlayıcı olabilir. Sürekli zorlanmanın kaygı ve özgüven üzerindeki etkisi de en az akademik güçlük kadar önemsenmelidir.

Okumayı sevmeyen her çocukta disleksi mi vardır?

Hayır. Okumayı sevmemenin ilgi alanı, kitap seçimi, dikkat ya da alışkanlık gibi pek çok nedeni olabilir. Yine de çocuğunuz okumaktan, sevmediği için değil zorlandığı için kaçınıyor gibi görünüyorsa bunu gözlemlemeye değer: Sesli okurken çok mu yavaş, sık mı takılıyor, okuduktan sonra yorgun mu düşüyor?

Bilgilendirme: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tanı ve değerlendirmenin yerine geçmez. Çocuğunuzla ilgili kararlar için hekiminize ve Rehberlik ve Araştırma Merkezi'ne (RAM) danışın.

Yararlanılan kaynaklar

  • DSM-5: Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı (Amerikan Psikiyatri Birliği)
  • Uluslararası Disleksi Derneği (IDA)
  • MEB Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği

Sorularınızı birlikte konuşalım

Çocuğunuzun okuma ve yazma yolculuğuyla ilgili aklınıza takılanları ücretsiz ön görüşmede konuşalım. Değerlendirme ve D-DEP süreci hakkında bilgi verelim.

ya da formu doldurun, sizi arayalım

Sabit hat: 0338 217 11 11 · Merkez / Karaman

Uyum Disleksi

D-DEP uygulayıcılarımız

Eğitmenlerimizi tanıyın
  • M. Abdullah Melemez
  • Mücahit Melemez
  • Sevgi Yıldız
  • Nuray Kabakyer
  • Selçuk Yılmaz
  • Yasemin Dinç
  • Havva Eryiğit
  • Ahmet Güler